Bir çoğumuz Türkçe deyimleri ve atasözleri ingilizce olarak dile getirmek isteriz . İşte size fırsat . Günlük hayatta en çok kullanabileceğiniz deyimleri ingilizceye (Halk Ağızı) çevirdim . Translate çevirilerinden çok farklı olarak , tamamen İngilizlerin kullandığı cümleleri sizlerle paylaşıyorum. Translate ile çevirdiğiniz deyimlerde istediğiniz başarıyı yakalamanız mümkün olmaz , çünkü çeviride o kadar başarılı değildir. Mesela I Love You yazarsanız translate ‘ ye o size “Ben sevmek sen” şeklinde çevirecektir.
İşte O Deyimler ve Karşılıkları !
All that glitters is not gold.
Parlayan herşey altın değildir.
As you make your bed, so you lie on it.
Kendi düşen ağlamaz.
Among the blind the one-eyed man is king.
Adam olmayan köyde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
The apples on the other side of the wall are the sweetest.
Komşunun tavuğu komşuya kaz, karısıda kız görünür.
As you sow, you shall reap.
Ne ekersen onu biçersin.
Beauty is but skin-deep.
Güzelim diye mağrur olma, tez geçer vakti şebap.
Bad news travels fast.
Kötü haber tez yayılır.
Beggars cannot be choosers.
Dilenciye hıyar vermişler, eğri diye beğenmemiş.
Blood is thicker than water.
Et tırnaktan ayrılmaz.
Cheats never prosper.
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Coming events cast their shadows before.
Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir.
Cast ne’er a clout till May is out.
Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.
Charity begins at home.
Önce can sonra canan.
Children and fools speak the truth.
Bir çocuktan bir deliden al haberi.
Don’t count your chickens before they are hatched.
Dereyi görmeden paçaları sıvama.
A drowning man will catch at a straw.
Denize düşen yılana sarılır.
Dead mice feel no cold.
Ölmüş eşek kurttan korkmaz (Acı patlıcanı kırağı çalmaz).
Actions speak louder than words.
Aynesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
Empty vessels make the most noice.
Boş fıçı çok langırdar.
Every cloud has a silver lining.
Herşeyde bir hayır vardır.
A friend in need is a friend indeed.
İyi dost kara günde belli olur.
A bad workman always blames his tools.
Alet işler el öğünür.
A good beginning is half the battle.
İyi başlamak bitirmenin yarısıdır.
Better bend than break.
Eğilen baş kesilmez.
Better lose the saddle than the horse.
Zararın neresinden dönülse kardır.
Between two stools you fall to the ground.
İki cami arasında beynamaz.
A burnt child dreads the fire.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
A cheerfel wife is the joy of life.
Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
A bird in the hand is worth two in the bush.
Bugunkü tavuk yarınki kazdan iyidir.
A living dog is better than a dead lion.
Aslanın ölüsünden tilkinin dirisi yeğdir.
All his geese are swans.
Kuzguna yavrusu şahin görünür.
Tell me with whom thou goest and I’ll tell thee what thou doest.
Adam ahbabından bellidir.
Give a dog a bad name and hang him.
Adamın adı çıkacağına canı çıksın.
Still waters run deep.
Yumuşak atın çiftesi pek olur.
Decline begins by internal strife.
Ağacın kurdu içinden olur.
A word to the wise is enough.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Never look a gift horse in the mouth.
Beleş atın dişine bakılmaz.
A stich in time saves nine.
Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.
Beggars’ bags are bottomless.
Dilencinin torbası dolmaz.
Enough is as good as a feast.
Herşeyin fazlası fazla.
The worthless need no protection.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Cleanliness is next to godliness.
Temizlik imandan gelir.
Spare the rod and spoil the child.
Kızını dövmeyen dizini döver.
The pot calls the kettle black.
Tencere dibin kara seninki benden kara.
A good wife is a good prize.
Kişiyi vezir eden de karısı rezil eden de.
Never put off till tomorrow what you can do today.
Bugünün işini yarına bırakma.
I am in red
(Boğazıma kadar borca battım.)
I drink cofee once in a blue moon
Ayda yılda bir kahve içerim
I am tikcled pink that I have passed the exam
Sınavı geçtiğim için çok heyecanlıyım
He eats like a pig
Çok fazla yemek yer
He took it like a man
Olgun bir şekilde kabul etti
He eats like a bird
Çok az yemek yer
He drinks like a fish
Çok içki içer
I slept like a dog
Çok güzel uyudum
My brother runs like a wind
Kardeşim çok hızlı koşar
My father is as bald as an egg
Babam kabak gibi keldir
| Blogsijen.com, Yazarların özgün ve güncel bilgileri sunduğu blog sayfası. |
|

Bu yazıya daha yorum yapılmamış.
Yorum yapmak istermisiniz?